Pek çok dilde ayçiçeğinin adı "güneş" (Sonne-, Sun-) ile başlar; Türkçede "ay" ile. Ayçiçeğinin faydaları güneşin faydalarına benzetilmekte, her ikisi de D vitamininin doğal kaynağı olarak anılmaktadır. Çerezlik kullanımı ülkemizde ve dünyada çok yaygındır; çekirdek çitlemek sinirleri yatıştırır ve ince motor gelişimi sağlar, özellikle sigarayı bırakma döneminde el alışkanlığının yerine konulmaktadır.

Bileşiminde bedende yağların ekşimesini önleyen E vitamini bulunur. Pek az bitkide rastlanan D vitamini de içeren ayçiçeği, kalsiyum ve fosforun daha iyi kullanılmasını destekler. Zengin vitamin içeriğinin yanında kansızlığı önleyen folik asit, nikotinik asit ve pantotenik asit de bünyesinde bulunur. Protein yönünden de değerli olan ayçiçeğinde, bedenin ihtiyaç duyduğu 8 amino asit dengeli biçimde bulunur. Çimlendirilerek kullanıldığında sindirimi kolaylaşır ve biyolojik değeri artar; soyulmuş çekirdeği yemeklere ve ekmeğe katılabilir.

Faydaları

İçerdiği fosfor ve çinko kemik ve diş oluşumu için gereklidir; fosfor kalp kasının kasılmasına ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcıdır. Çinko ise yara iyileşmesi, akne önlenmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tekrarlayan enfeksiyonların azalması, tat ve koku duyarlılığı ile sperm hareketleri açısından önem taşır. B6 vitamini bağışıklık sistemini korur ve kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır. Posa içeriği, kanser yapıcı maddelerin bağırsakta kalma süresini ve bağırsak duvarıyla temasını azaltarak kanserden korunmada yardımcı olur.

Yaprakları ve çiçekleri ateş düşürücü ve öksürüklü hastalıklarda göğsü yumuşatıcı özelliklere sahiptir; Rusya'da bilinen bir halk ilacıdır. Bu amaçla soyulmuş 50 g çekirdek 0,5 lt suda suyun yarısı buharlaşana kadar kaynatılır, ardından 100 g toz şeker veya bal eklenir; günde 3 kez 2 çay kaşığı içilir. Lapa haline getirilmiş kaynatılmış çekirdekler çıbanları olgunlaştırmada da kullanılabilir. Ayçiçeği kökü kan şekerini yükseltmediğinden şeker hastaları bazı içeceklerinde doğal tatlandırıcı olarak kullanabilir.

Ayçiçeği Yağı

Soğuk preslemeden elde edilen ayçiçeği yağının bileşiminde: %50-64 Linoleik Asit (Omega 6), %25-42 Oleik Asit (Omega 9), %4-7 Palmitik Asit bulunur. Ayrıca kampesterol, kolesterol, sitosterol ve stigmasterol gibi steroller; A, B1, B2, B6, C ve E vitaminleri; %30 protein, karotenler, lesitin, betain, tanin, silisik asit ve potasyum minerali içerir.

  • Kolesterolü düşürmeye ve damar sertliğini gidermeye yardımcı olur.
  • Vücuda ve zihne enerji ve kuvvet verir.
  • Kılcal damarları açıcı özelliğiyle cinsel gücü artırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir; kalp ve sinir hastalıklarına karşı faydalıdır.
  • Hastaların ve gelişme çağındaki çocukların protein, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayarak iyileşme ve gelişimi destekler.
  • Kansızlığa iyi gelir; yaraların hızlı iyileşmesini sağlar.
  • Zengin ALA (alfa lipoik asit) kaynağıdır; linoleik asit merkezi sinir sistemi, göz ve trombositler için gereklidir.
  • E vitamini, betain, fenolik asitler ve kolin açısından zengindir; kan hücrelerinin akışkanlığını artırır. Kolin hafıza fonksiyonlarında, betain kalp rahatsızlıklarında rol oynar.
  • Günlük E vitamini ihtiyacının %43'ünü karşılar; E vitamini kanser önleyici, kalp koruyucu ve yaşlanmayı geciktirici etkileriyle bilinir.
  • Masaj yağı olarak cilt lezyonlarının giderilmesinde, psoriyaziste ve romatizmal rahatsızlıklarda kullanılır.
  • K vitamini içeriği diğer yağlara göre düşüktür (K vitamini pıhtılaştırıcı faktördür), bu nedenle özellikle tercih edilebilir.
  • Beyin enfarktüsü geçirenlerin lesitin takviyesiyle birlikte aktif lesitinli ayçiçek yağı kullanması önerilir.

Dahilen tüketimde asgari doz yetişkinler için günde 2 tatlı kaşığı, 6 yaş altı çocuklar için 1 tatlı kaşığıdır; daha fazlası da zararsızdır. Ancak kalori değeri ve kişisel alerji olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Ameliyat öncesinde ve pıhtılaşma sorunu olanlarda kullanılmamalıdır. Hamileler için sakıncası yoktur. Tüm bu faydalar ısıl işlem görmemiş bitki ve yağlar için geçerlidir.