American College of Physicians'taki bilim adamları, son yıllarda tüm dünyada moda olan ekinezya bitkisinin soğuk algınlığı ve grip üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığını, hastayken bu bitkiden çay içenlerin yalnızca iyileşeceklerine inandıkları için kendilerini daha iyi hissettiklerini ortaya koydu. 12–80 yaş arası 719 kişi üzerinde yapılan incelemede ekinezyanın hastalığı atlatma süresine veya semptomların şiddetine anlamlı bir etkisi gözlemlenmedi. Bununla birlikte ABD'deki Sağlık Besinleri Üreticileri Derneği, geçmişte ekinezyanın soğuk algınlığına iyi geldiğini kanıtlayan 16 araştırma bulunduğunu hatırlatarak ürünlerin piyasadan çekilmesini önermeyeceğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü ise Echinacea purpurea'nın yapraklarının yararını desteklemekte; günlük doz olarak 3 gramı uygun bulmaktadır.

Ekinezya Nedir

Ekinezya (Koni Çiçeği — Echinacea purpurea), soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda dünyanın en önemli şifalı bitkilerinden biridir; kuru toprak ve ovalarda doğal olarak yetişen çok yıllık bir bitkidir. Uygar dünya, bitkinin iyileştirici özelliklerini Kuzey Amerika'nın yerli halklarından (Kızılderililer) öğrenmiştir. Onlar bitkinin kökünü ve yapraklarını her tür yaranın tedavisinde, enfeksiyon ve iltihaplanmalarda, zehirli böcek ve yılan sokmalarında, boğaz ve diş ağrısında, kabakulak, çiçek hastalığı ve kızamığa karşı kullanıyorlardı. Bitki, Amerika'ya yerleşen ilk göçmenler tarafından da enfeksiyonlara karşı sıkça kullanılmıştır.

Etken Maddeleri

1950'den bu yana yapılan araştırmalarda bitkide bakteri, mikrop ve virüslere karşı oldukça etkili maddeler bulunmuştur. Başlıcaları; echinacoside, polisakkaritler, poliasetilenler, glikoproteinler, kafeik asit türevleri (Cichoric Acid), triglikosid, betain, seskitrpenler ve karyofilendir. Bitki ayrıca bakır ve demir mineralleri, tanenler, protein, yağ asitleri ve A, C, E vitaminleri içerir.

Connecticut Üniversitesi'nde yapılan çalışmalara göre ekinezya bitkisinde 14 çeşit etken madde tespit edilmiştir. Detaylı çalışmalar, polisakkaritler, alkylamides ve cichoric asitin en önemli etken maddeler olduğunu ortaya koymuştur (Dr. Michael Murray). Caftaric ve cichoric asit bitkinin bilinen iki fenol bileşiği olup daha çok kök kısmında bulunur.

Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkileri

Bitkinin etken maddelerinin sinerjik etkisi sayesinde bedenin savunma sistemini güçlendirerek enfeksiyon tedavilerinde yardım sağladığı bulunmuştur. Bağışıklık sistemini uyaran en önemli maddeler, T-hücrelerinin üretimini ve doğal öldürücü hücrelerin etkinliğini artıran polisakkaritlerdir; doku yenilenmesini hızlandırdıkları ve iltihaplanmaları azalttıkları da bilinmektedir. Yağda çözünebilen alkilamidler ve echinacoside maddesi de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkıda bulunur.

Yapılan çalışmalar, Koni Çiçeği'nin akyuvarların sayısını yükselttiğini, bunların enfeksiyon bölgesine göçünü hızlandırdığını ve bakteri, virüs ile diğer yabancı mikroorganizmaların yok edilmesine yardımcı olduğunu göstermiştir. Makrofajlar vücudun atık toplayıcılarıdır; mikroorganizmaların dokulara yayılmasını önler. Doğal öldürücü hücreler ise kanserli veya virüslü hücreleri yok ettiği için bu adı almıştır — kronik yorgunluk sendromunda bu hücrelerin aktivitesi düşüktür, bu nedenle ekinezya bu sendromda da fayda sağlayabilmektedir.

Ekinezya, interferon üretimine de yardımcı olur. İnterferonlar virüslerin çoğalmasını önleyen glikoprotein yapılı maddelerdir. Bu nedenle grip, uçuk (herpes), bademcik iltihabı ve viral hastalıkların süresini kısaltmada interferonlar büyük önem taşır.

Kullanıldığı Durumlar

  • Soğuk algınlığı ve grip (özellikle ilk belirtilerde alınması etkisini artırır)
  • Üst solunum yolları enfeksiyonları ve sinüzit
  • Grip, uçuk ve diğer viral hastalıklar
  • Yara iyileşmesi; yanık, böcek ısırığı, irinli yara, sedef, akne ve egzema gibi cilt sorunları
  • Artrit (mafsal iltihabı) ve lenfatik şişkinlik (lenfödem)
  • Romatizmal artrit ve alerjiler (bağışıklık sistemi düzensizlikleri)
  • Yılan ve akrep sokmalarında destek
  • Bağışıklık sisteminin genel olarak güçlendirilmesi
  • Kanser tedavisinde destekleyici (kemoterapiyle birlikte kullanımda, doktor onayıyla)

Almanya Sağlık Bakanlığı (BGA), Koni Çiçeği preparatlarını soğuk algınlığı belirtilerine karşı bağışıklık sisteminin desteklenmesi amacıyla önermektedir. Kanser tedavisi sürecinde ekinezya kullanan hastalar, kullanmayanlara göre kendilerini daha güçlü hissedebilmekte ve tedavi süresi kısalabilmektedir; ancak kanser tedavisinde karar her zaman doktora aittir.

Bitkinin Genel Özellikleri

Çok yıllık otsu bir bitki olan ekinezya 140 cm civarına kadar büyüyebilir. Genelde dik büyüyen bitkinin E. purpurea cinsi yatay büyüme gösterir. Her dalında genellikle tek bir çiçek yer alır; bu çiçek dairesel eksen etrafına dizilmiş taç yaprakları barındırır. Taç yaprakların rengi sarıdan mora, kırmızıya ve beyaza kadar çeşitlilik gösterir; ancak asıl şifalı bitkinin rengi kızıla kaçan eflatundur. Tohum taslaklarının uç kısımlara doğru hafif dikenimsi bir hal alması nedeniyle "echinos" (dikenli) kökenli Yunancadan isimlendirilmiştir.

Bitkinin toprağa değen yaprakları mekik şeklinde, kenarları tırtıklıdır. Genelde tüylü bir yapıya sahip olan yapraklar, karasal iklim tipi özellikler taşır.

Sakıncalı Durumlar

  • Otoimmün hastalığı olan bireylerde kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • 1 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır; bağışıklık sistemleri henüz olgunlaşmamıştır.
  • 1–12 yaş arası çocuklarda kullanımı konusunda yeterli veri bulunmamaktadır; kullanılmaması önerilir.
  • Ara vermeden 10 günden fazla kullanılmamalıdır.
  • Hamile ve emziren anneler kullanmamalıdır.
  • Kanser tedavisi görenler ve MS hastaları kesinlikle kullanmaz.
  • Sürekli ilaç kullananlar doktorlarına danışmadan kullanmamalıdır.

Kullanım Şekilleri

Ekinezya genellikle çay olarak tüketilir; etken maddelerini içeren tablet ve kapsül formları da mevcuttur. Aktarlarda kuru halde satılmakta olup nasıl kullanılacağı aktardan öğrenilebilir. Sivilce, deri alerjileri ve böcek sokmalarında ezilerek haricen de uygulanabilir.

Grip belirtilerini görür görmez kullanmaya başlayın; grip geçer geçmez kullanımı durdurun. Her şifalı bitkide olduğu gibi vücudunuzu iyi takip edin; olumsuzluk yaşanırsa hemen bırakın.