Bilimsel araştırmalar zeytin yaprağının başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa karşı vücudun koruyucusu olduğunu ortaya koymuştur. Doğal bitkisel antibiyotik ve antioksidan olması nedeniyle hem hastalıklardan korunmada hem de tedavide etkin rol oynayabilir. İçeriğindeki "oleuropein" ve "eleonik asit" aktif bileşenlerinin antimikrobiyal ajan olarak görev yaptığı bilimsel çalışmalarca doğrulanmıştır. Etkileri sarımsak ve soğanınkine benzeyen bu maddeler, vücuda giren mikropları bağışıklık sistemi harekete geçinceye dek yavaşlatır. Zeytin ağacının hastalık ve zararlılara karşı direncini sağlayan en önemli etken madde olan oleuropein, "elenolik asit" ve türevi "kalsiyum elenolat" bileşikleriyle birlikte çok çeşitli mikroorganizmaları uzak tutar. Kullanımı daha çok Akdeniz ülkelerinde yaygın olmakla birlikte son yıllarda dünya genelinde bitkisel ilaç olarak kullanımı artmış ve bu konudaki araştırmalar hızlanmıştır. Toksik madde içermez.
Antimikrobiyal Etkisi
Zeytin yaprağı çay olarak tüketildiğinde vücuda alınan oleuropein, iki enzim tarafından elenolik aside dönüştürülür. Yüksek antimikrobiyal etkiye sahip olan elenolik asit, bakterilerin hücre duvarını bozarak bağışıklık sistemini doğal yoldan güçlendirir. Antibiyotiklerin yetersiz kaldığı HIV virüsüne karşı da etkili olduğu saptanmıştır.
Antioksidan Etkisi
Antioksidanlar, vücutta kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ya da sigara, alkol ve kirli hava gibi dış kaynaklardan gelen serbest radikalleri nötralize eder. Zeytin yaprağı ekstraktı yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir; üzüm çekirdeği ve yeşil çaydan 400 kat fazla C vitamini içerdiği belirtilmektedir. C ve E vitaminlerinin antioksidan aktivitesinin yaklaşık 2,5 katı düzeyinde etki gösterir. Bu sayede hastalıkların oluşumu önlenebilir, hormonal denge korunabilir ve yaşlanma süreci geciktirilebilir.
Koroner Damarlar Üzerindeki Etkisi
Yapılan çalışmalar oleuropeinin damar genişletici etki yaptığını, tansiyonu düşürdüğünü ve anti-aritmik özellik gösterdiğini ortaya koymuştur. LDL kolesterol seviyesini de düşürdüğü sonucuna varılmıştır. Laboratuvar ve klinik araştırmalar, zeytin yaprağı çayının kalp yetmezlikleri ve damar tıkanıklıkları üzerinde de etkili olduğunu göstermiştir.
Kan Şekerini Düzenleme Etkisi
Canlılar üzerinde yapılan çalışmalarda oleuropeinin hipoglisemik etki gösterdiği ve yüksek kan şekeri seviyesini düşürdüğü gözlemlenmiştir.
Faydalı Olduğu Durumlar
- Bağışıklık sistemini güçlendirir; kuvvetli antimikrobiyal ve antioksidan etki gösterir.
- Kan şekeri ve LDL kolesterol seviyelerini düzenler.
- Hücre yenileyici özelliğiyle cilt yaşlanmasına karşı korur; cildi sıkılaştırır, esnekliğini ve nemini dengeler.
- Bronşit ve zatürre döneminde mikrop öldürücü ve bağışıklık artırıcıdır.
- Soğuk algınlığı ve kulak enfeksiyonlarında faydalıdır.
- Fibromiyalji ağrılarında etkilidir.
- Mantar enfeksiyonları, herpes virüsü, salmonella, kandidiyazis, dizanteri, streptokok enfeksiyonları ve zona için faydalıdır.
- Hepatit A, B ve C'de antibiyotiklerden daha etkili olduğu belirtilmektedir; ilaç sanayisinde de kullanılmaktadır.
- Romatizmal hastalıklarda ve kireçlenmede etkilidir.
- Kadınlarda görülen vajinal akıntı ve bakteri enfeksiyonlarında faydalıdır.
Çay Nasıl Hazırlanır?
Bir çay kaşığı kuru yaprak bir bardak sıcak suya konup 5-6 dakika demlenir, süzülerek içilir. Günde 2-3 bardak önerilen dozdur.
Önemli notlar: Taze yapraklar toplandıktan sonra en fazla bir ay kullanılmalıdır; kuru yaprak çok faydalı değildir. Kurutma işlemi güneş görmeden, serin bir yerde yapılmalıdır. Avustralya ve Almanya'da özütü satılmaktadır; günde 3 kez 6-7 damla yeterlidir. Zeytin ekstraktı içildikten sonra 5-6 gün şiddetli ağrılar gözlemlenebilir; bu durum toksin atımı ve iltihap akmasından kaynaklanır.